Erdoğan: İsrail'i uyardık, ezan tartışmalarını tehlikeli buluyorum

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'de yaşanan ezan tartışmalarına değinerek, "Yakın dönemde ezan konusunda yaşanan tartışmaları güvenli olmayan buluyorum. Böyle bir tartışmanın varlığı zeka us ve vicdan dışıdır. Bu tartışmanın kimseye faydası yoktur. Bu kullanım sadece Filistinlileri değil, tüm Müslümanları rencide etmektedir. Bu konuda endişelerimizi, böyle bir tasarının yasalaşması halinde ne tür tehlikeli sonuçlara yol açabileceğini İsrailli yetkililere ilettik" dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan Wow Otel'de "Parlamentolararası Kudüs Platformu: Kudüs ve Süreci̇n Problemleri̇ Sempozyumu"nda konuştu. Erdoğan'ın açıklamalarının satırbaşları şöyle:

"Milletimizin yaklaşık olarak 2. İstiklal harbi olan 15 Temmuz'da ellerini semaya açan, Gazze'de, Nabul'ta sokaklara meydanlara koşan bütün Filistinlilere şahsım ve milletim namına minnettarlığımı açıklama ediyorum. Bugün tüm insanlık özel bir siklet içeren Kudüs'ü şerife ve bu değerlere sahip çıkmak için bir araya geldik. Sizler, Filistin'de yarım asırdır süren işgalin, adaletsizliğin davacısı ve takipçisi olarak geldiniz. Bir barış, adalet ve refah davasının savunucuları olarak İstanbul'a geldiniz. 

Filistin halkıyla uluslararası dayanışma gününde sizleri misafir ediyor elde etmek bizim için övünç meselesidir. Filistin'e sahip çıkmak, Filistinli çocukların görevi değildir. Bu tüm Müslümanların karşılıklı davasıdır, vazifesidir. Kudüs Hz. İbrahim, Hz. İshak, Hz. Yakup, Hz. Yusuf, Hz. Musa, Hz. İsa, Hz. Zekeriya gibi nice peygamberlerin vatanıdır. Kudüs Darüsselam'dır. Tüm insanlığın aynası, özeti olan Kudüs miraç hadisesiyle arşı alaya açılan kapıdır.

Kudüs'ü vakit ve mekan olarak alan gayretlerinin arttığı dönemde icra edilen bu buluşma siklet taşıyor. Parlamentolararası Kudüs Platformu Filistinli kardeşlerimize güç kaynağı olmuştur. Kudüs'ün yalnız olmadığını herkese duyuru ettiniz. Bu toplantının akabinde, platformun daha da güçleneceğine inanıyorum.

"ÖZ YURDUNDA HORLANIYORLAR"

Bir çocuk düşünün. Her gün namlusu kendisine çevrilmiş silahların gölgesinde okula gidiyor. Bir genç düşünün. Geleceğe dair hayallari dikenli tellerin vahşiliğinde kayboluyor. Bir bayan düşünün yıllardan beri gözü gibi baktığı evi bir anda buldozerlerle üstüne yıkılıyor. Bir baba düşünün sudan sebeplerle çocukları hapse atılıyor. Bir halk düşünün meskunu oldukları öz yurtlarında horlanıyor. Filistinli çocukların, gençlerin, kadınların, babaların her gün yaşadıkları yaşam budur. Filistin'de hergün kendini her tarafta eden baskı ve işkence düzeni vardır. Bu adaletsizlik tüm dünyanın gözü önünde yarım asırdır katmerlenerek devam ediyor. 

1 milyar 700 milyonluk İslam aleminin içini yaralayan bu tablo değişmedikçe daimi huzurun olması olası değildir. Çoğu sorunun temelinde buradaki yargı haspının yattığı aşikardır. BM kararları bu hileli durumu gidermeye yetmedi. Üstünlerin hukukunun geçerli olduğu bu sistemde kararların hiçbiri uygulanamıyor. 

1948 yılından bu yana baskı, tehcir, ayrımcılık politikaları devam etti. Filistin meselesinin BM Güvenlik Konseyi için turnusol kağıdı olduğunu düşünüyorum. Bu koşul Müslümanlar nezdinde büyük bir güven kaybı oluşturdu. BM Emniyet Konseyi gibi kurumlara karşın güvensizlik DEAŞ gibi örgütlere zemin hazırlıyor. 

Ortadoğunun kalbindeki bu yara tedavi edilmeden bölgenin refah ve sükuna kavuşması düşünülemez. İsrail ve öteki ülkeler gerilimi artıracak adımlar atıyor. Filistinlilere karşın pervasızlaşan saldırılar bunun en çarpıcı örneğidir. Müslümanların ibadetlerini kısıtlayan mütecaviz eylemlere sessiz kalamayız. Mescit'i Aksa'nın içinde yer aldığı Haramül Şerif Müslümanlara aittir, pek kalacaktır.

İSRAİL'E EZAN UYARISI

Yakın dönemde ezan konusunda yaşanan tartışmaları tehlikeli buluyorum. Böyle bir tartışmanın varlığı dahi us ve vicdan dışıdır. Bu tartışmanın kimseye faydası yoktur. Bu uygulama yalnızca Filistinlileri değil, bütün Müslümanları rencide etmektedir. Bu konuda endişelerimizi, böyle bir tasarının yasalaşması halinde ne cins güvenli olmayan sonuçlara yol açabileceğini İsrailli yetkililere ilettik. 

Kalıcı uzlaştırma için tek yol 1968 haritası temelinde egemen Filistin devletinin kurulmasıdır. Filistin'i tanıyan ülkelerin sayısını 137'nin üzerine çıkarmamız gerekiyor. Bu bir insanlık vazifesidir. Filistin'in İsrail ile benzer şekilde temsilcilik edilmesini sağlamalıyız. Müslümanlar olarak milletlerarası planlar yanındaki bu çalışmalar yanında Kudüs'teki tarihi mirasımızın üstüne titremeliyiz.

Müslümanlar'ın Kudüs'ü ve Mescidi Aksa'yı tatmin edici şekilde ziyaret edemediğini görüyoruz. Manisi olmadığı halde Mescidi Aksa'ya gitmeyenleri yadırgıyorum. Filistinli kardeşlerimiz "Lütfen gelin, işgalciler yalnız olmadığımızı görüyor" diyor. Bizler Filistin'e gereken desteği vermeye devam edeceğiz. Filistin'i ayağa uyandırmak için, var gücümüzle çalışacağız.

BM'NİN YAPISI

1 milyar 700 milyon Müslüman'ın dünyada acaba 193 devletin olduğu BM'de temsilcilik edildiğine inanıyor muyuz? Hayır. Onun için her milletlerarası toplantıda dünya 5'ten büyüktür derken bir şey kastediyordum. BM Emniyet Konseyi'nde 5 ülke var. Dünyanın kaderi bu 5 devletin elindedir, iki dudağının arasındadır. 1 milyar 700 milyonluk İslam dünyasının BM'de bunu zorlayacak adım attığını hiç duydunuz mu? Böyle bir gayret var mı? Hepsi ürkeklik, korkaklık içinde ne olur endişesi taşıyor. Demokratik hakkımız neyse almalıyız, mücadelesini vermeliyiz. Bugün şartlar değişti, bugünün şartlarına kadar BM Güvenlik Konseyi'nde 20 üye mi var, 20 üyesi olacak dönerli olacak. 20'nin 10'u iki yılda bir değişecek. Aralıksız bu değişiklik yapılarak keza kıtaların temsili sağlanmalıdır, hem inanç gruplarının temsili sağlanmalıdır. BM yargı tesis edecekse bu böyle olur. Şu andaki haliyle ben BM'den adalet beklemiyorum. 

Suriye meselesinde BM adım atabiliyor mu? acilen 600'lü rakanlar konuşuluyor ama bana kadar 1 milyona yakın insan öldü. Bizim asabi bir milliyetçiliğe olumlu bakmamız mümkün yok. Biz mezhepçiliği bir kenara bırakacağız. Belirleyecek olan İslam'ın ta kendisidir. Biz İslam'ın dışında başka belirleyici eğilim arıyorsak fazla kötü bir yere dürüst gideriz. Irak'ta, Suriye'de mezhep çatışmaları, buna seyiri kalalım mı? Duygusal, hissi davranmayalım, atmamız gereken adımları atalım. 

MÜSLÜMAN ÜLKELERE FETÖ UYARISI

15 Temmuz'da milletim F-16'ların bomba yağdıran helikopterlerin, tankların, topların, modern silahların insanoğluna işlemeyeceğini gösterdik. 248 şehit verdik. Elhamdürillah o FETÖ denilen o terör örgütü bu ülkede hedefine ulaşamadı. Benim birçok Müslüman kardeşim kendi ülkelerinde bu FETÖ terör örgütüne zemin hazırlıyor. İsminin yanında hoca varmış, ne hocası şarlatan."

Erdoğan, İsrail'e 'ezan yasağı'nı sordu

Cami ve minare yapılamayacak, ezan okunmayacak

BU KONU İLE İLGİLİ HABERLER
GÜNDEM

Erdoğan'a suikast girişiminde 50 kişiye dava

GÜNDEM

Erdoğan ava çıktı! "Az balık yiyoruz"

GÜNDEM

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Putin telefonda görüştü

GÜNDEM

Erdoğan, Tunus En-Nahda Hareketi Liderini kabul etti

GÜNDEM

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan anlamlı ziyaret

GÜNDEM

"Teröristleri Brüksel meydanında konuşturan siz yok ...