Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ey Avrupa Parlamentosu haddinizi bilin, haddinizi!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Yeni İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisleri ile Çevre Yatırımları Toplu Başlangıç Töreni'nde açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı açıklamada Avrupa Parlamentosu'na sert tepkide bulundu ve 'Ey Avrupa Parlamentosu... Siz terör örgütüne çanak mı tuttunuz hayır olsun. Hani PKK terör örgütüydü, siz nasıl böyle karar alırsınız, destek yataklık yaptığınızın farkında mısınız?' dedi. Avrupa Birliği'nin olağanüstü hal eleştirisiyle ilgili de 'Size ne! Haddinizi bilin, haddinizi!' ifadesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından notlar;

* Arıtma tesislerindeki su park ve bahçelerle sanayide kullanacak. Arıtma sonucu çıkan bu ürünlerde ayrıca İstanbul'umuza katkı maddesi sağlanacak. Şehir Halkı genelinde 67 kilometreyi bulan akarsu ıslahı, sterilasyon tesisi de böylece fazla sorunun çözümüne vesile olacak.

* Açılışını yaptığımız 19 çöp arabulucu, 26 yol süpürme arabulucu, 2 çevre denetleme botu da İstanbul'u daha pak ışık halkası getirecek. Toplam yatırım bedeli 1 milyar 873 milyon lira olan bu tesis ve hizmetleri şehrimize kazandıran Büyükşehir Belediyesi Başkanı ve ekibini tebrik ediyorum.

* İstanbul'a her şey yakışır. Şair ne demiş; Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim. O benim, süre, mekan aşıp geçmiş sevgilim. Ne güzel demiş. Öteki şair ne demiş; Yaşamıştır derim en hoş ve uzun rüyada. Sende fazla sene yaşayan, sende ölen, sende yatan. Rabbim bize inşallah bu şehirde ölmeyi de nasip eder.

* Türkiye sahip olduğu tarihle eşine ender rastlanacak bir millettir. Fatih, Yavuz Selim, Kanuni, Eyüp Sultan burada yatıyor. Anadolu'ya adımımızı attığımız, ilk devletimizi kurduğumuz yıllardan beri gerektiğinde can verdik. 1000 takvim mücadelenin tek bir günü bile abes geçmemiştir. Selçuklu'dan Osmanlı'ya oradan Cumhuriyet'e uzanan tarihimizde biz  de çalıştık, çabaladık. Önce İstanbul gibi bir dünya şehrine 4,5 sene belediye başkanlığı yaptım. Hileli adaletsiz bir şekilde terketmek zorunda kalınca Türkiye'nin tamamı için yeniden milletimizin karşısına çıktık.

'CUMHURİYET'TEN SONRA YENİ BİR KURTULUŞ SAVAŞI VERİYORUZ'

* Bizi milletimiz ezici bir ekseriyet yüzde 63'le başa getirdi. 19 Kasım, 14. yılı geride bıraktık. Bir yanlamasına içeride dışarıya kapan ve engellerle çaba ederken, bir yandan hizmetler getirmenin çabası içinde olduk. Eğitim, sağlık durumu, enerji, tarımda, savunma sanayide, her alanda köklü değişiklik niteliğinde reformlar yaptık. Cumhuriyet tarihinde yapılanların kat kat fazlasını yaptık. Biz ülkemize, milletimize hizmet için çalışırken birileri de bize çelme takmaya çalışıyor. 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimi peşinde gelen kapatma davası. Arkasından yapılanlar da benzer amaca yönelik.

* Maksat neydi Türkiye'yi süratli çoğaltma amacından bütün dostlarına, mağdurlara el uzatan bir ülke yolundan alıkoymak. Nerede garip var, biz oradayız. Neresi olursa olsun. Biz oradayız. Kardeşlerim Türkiye bilhassa son 3 yıldır bir ateş çemberinden geçiyor. Bu mücadelenin adını içten düzenlemek lüzumlu. Cumhuriyet'ten sonra yeni bir Kurtuluş Savaşı veriyoruz. Dahası bu savaşı tek bir cephede değil askeri, siyasi, idareli veriyoruz. Seyahat ile çevre hassasiyetini korkutma algısı ile kargaşa dışlamak istediler. Bu ahlaksızlara sorun bu ülkeye kaç ağaç diktiniz?

* Biz milyonlarca değil, milyarlarca diktik. Taksim'de 13 ağacın yeri değiştirildi. Bunun için neler yapmadı. Bunlar her şeyi yapar, cibiliyetlerin gereği bu onun için. Bu saldırıyı bir ayda nafile çıkardık.

'BEN HANS'IN GEORGE'UN AĞZINA BAKARAK KARAR VERMEM'

* Arkasında 17-25 Aralık emniyet yargı darbesi geldi. Yani FETÖ. Ne dediler, yolsuzluk hırsızlık dediler. Ne dek siyasi hesaplı enerjik varsa hepsine saldırdılar. Kanunsuzluk bunlardaydı. Hırsızın ta kendileri, kendileriydi. İşadamlarını korkutma ediyorlardı. Bunları yaptılar. Bu konuyla ilgili düşüncelerimi söyledim.

* Ben Hans'ın George'un ağzına bakarak karar vermem. Ben Hakk'a ve halka yönelerek cevabımı veririm. Halkım idam mı diyor, parlamentoya gelir. Parlamento idam diyorsa bana gelir ben de onaylarım, bunu açıkladım. Acilen Avrupa Birliği'ndeki birileri niye idam istiyorsunuz diyor, sanane! Demokrasi ulusal irade yok mi? Milli irade bunu istiyorsa vekillerde bunu istiyorsa yasalara kadar Cumhurbaşkanına gelir ben de bu istikamette veririm. Benim 248 tane şehidim var. Bekara karı boşamak kolaydır. Bunlar dar. Biz dertliyiz ağlamaklı. Parlamento yakılıp yıkılacak. Binamız bombalanacak, Boğaz Köprüsü bombalanacak. 36 şehidimiz olacak. Utanmadan sıkılmadan böyle bir şey isteyemezsin diyecek.

* Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyiniz onlar diridir, siz bilemezsiniz. Onların şöyle ya da böyle demesi önemli yok, siz ne diyorsunuz? Milli irade ne diyorsa odur. Anayasa değişikliği hazırlanıyor. derhal da görüldüğü kadarıyla iktidar ile MHP ortaklama çalışma sürdürüyorlar. Temmeni ederim ama isabetli adım atılır. Adımla da tabii rakam tatmin edici değil. Lakin başlıca muhalefetin içinden de destek gelirse hallolur. İktidar ve MHP biz gerçi milletimize götürelim. Milletimiz ne der ben biliyorum. Kamuoyu araştırmalarında da görüyorum. Yüzde 72 ile nasıl tüzük değişikliği yaptıysa burada da yardım vererek değişikliği yapacaktır. 2014 mali seçimlerinde yeniden benzer sene yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Yolculuk ile 17-25 Aralık'ın siyasi kısmını yapmak istediler. Milletimiz müsade vermediler.

'15 TEMMUZ AYNI ZAMANDA BİR İŞGAL GİRİŞİMİDİR'

* Önce Güneydoğu Anadolu'da çukur eylemleri yaptılar. Vatandaş ve güvenlik görevlilerimizin şahadetiyle sonuçlandı. Bundan Böyle bunlara gereken dersi birincil yapılacak seçimlerde vermemiz lüzumlu. Suriye ve Irak'taki eylemleri DEAŞ ile ülkemize bulaştırmak istediler. 56 kardeşimizi canlı bomba ile Gaziantep'te şehit ettiler. Bunlar aynı akraba. Bunlar bizim üyelerimiz dediler, alakası değil. 6 yaşındaki yavrunun kolu kopmuş bunlar böyle hain. Bizler dik duracağız.

* İstihbarat teşkilatlarımızın çalışmalarıyla terör örgütü bekleneni vermedi. Mücadele alanını Türkiye sınırları dışına taşıdı. Celabrus'u DEAŞ'dan kurtardık. Rai'yi kurtardık. El Bab'ı kuşattık. 15 Temmuz saldırıların en alçakçasıydı. FETÖ ihanet çetesi çocuğun çocuğun rızkından keserek namuslarına itimat edilen tankları, topları milletin üstüne sürdü. Türkiye 2 fiili darbe, 2 de darbe operasyonu yaşamıştır. Bunlar halkımızın gönlünde derin izler bıraktı. 15 Temmuz kadar ihanet değildi. Türkiye'nin iradesini dış güçlere peşkeş çekmiş güruhun işiydi. 15 Temmuz bununla birlikte bir işgal girişimidir. Devletin silahlarıyla ahali katledilmemişti.

* 15 Temmuz TSK içindeki asker elbiseli hainler göre gerçekleştiğinden cunta girişimidir. 15 Temmuz günü güneş batarken herkesin bir hesabı vardı. Öngörülmeyen bir hesap devreye girdi. Tüm hesapları bozdu. Milletlerden ahali olmadığını şanına şöhretine boşuna sahip olamadığını gösterdi. Tanklara, helikopterlere meydan okudu. Nur mağarasının kapısındaki örümcek ağının gücünü unutmayın. Allah bizimle beraber. Görebilen gözler aniden görmüyor. Şair ne diyor; İmandır o cevher ancak,ilahi ne büyüktür İmansız olan paslı kalp,sinede yüktür, imanlı yürekler imansız yürekleri bitirdi. Pelsinvanya'ya da göstermiştir. Ya yurtdışına kaçtılar ya da cezaevlerindeler. Hukuk, yasa ne emrediyorsa bunun bedelini ödeyecekler.

* Kopyalarla, ulus personel sınavlarındaki yolsuzlukların bedelini ödeyecekler. Millet hakkı olduğu halde devlet dairelerine giremediler. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Saraçhane öncelikle olmak üzere İstanbullulara bir kere daha şükranlarımı sunuyorum. Havalimanına indiğimde beni tedarik eden bakanımı eşimi torunlarımı tedarik eden vücutlarını siper eden, uçaklardan koruyan 10 binlerce kardeşime şükranlarımı iletiyorum. Meydanlara inin dediğimde FaceTime'dan, şükranlarımı iletiyorum. Bu halk ulu bir halk müziği.

* Dün akşam Sancaktepe'de evini ziyaret ettim bir gazi, bundan başka şehidimizin. Şehitler tepesi boş değil, toprağını kahramanlar bekliyor diyor şair. Milletimiz o gece tümce aleme bildiri etmiştir. Rabbim sizlerden ve bütün İstanbullulardan milletimden razı olsun. Darbe girişimini geride bıraktık. Mücadelemiz bitmedi. Hanım kardeşlerimiz mücadele verdi, 11 bayan kardeşim şehit oldu. Siz Nene Hatunların torunlarısınız.

'EY AVRUPA PARLAMENTOSU... HADDİNİZİ BİLİN, HADDİNİZİ!'

* İçerde PKK, DEAŞ teröristleriyle mücadelemizi sürdürüyoruz. Dışarıya da mücadelemizi sürdürüyoruz. Avrupa Parlamentosu'nun aldığı son kararı gördünüz yok mi? Milletime sesleniyorum; şu anda onlar da yeniden izlesin, neymiş efendim Türkiye'de mucizevi hal varmış, teröristlerin üzerine çok sert gidiyormuş, teröristleri destekleyenler görevden alınıyormuş, ölüm cezası tartışılıyormuş, medyaya kısıtlama varmış, vize serbestisinde  72 şarttan 7'si yapılmamış, gümrükle ilgili ekonomi ile ilgili korkutma ediyorlar. Silah veriyorlarmış da silah verilmemesi konusunda karar alacakmış.

* Her gün terör eyleme yapılan bir ülkeye terörle uğraş yapma seslenmek dükkanı kapatıp git aramak. Ey Avrupa Parlamentosu siz terör örgütüne çanak mı tuttunuz hayır olsun. Hani PKK terör örgütüydü, siz nasıl böyle karar alırsınız, takviye yataklık yaptınığınızın farkında olan mısınız? Fransa OHAL'i 3+3+6 ay biçiminde uzattı. Ona böyle bir karar aldınız mı? Seçimler sebebi ile Fransa baştan uzatmayı düşünüyor. Belki 3 ay daha size ne ya? Bunun kararını hükümet parlamento verir size ne? Bu ülkeyi AP mi yönetiyor, hükümet mi yönetiyor. Size ne! Haddinizi bilin, haddinizi!

* En son sığınmacı sonunda Avrupa ülkeleri ne dek insanlıktan uzaklığa düşeceklerini sayısız gazete arşivinde mevcuttur. Türkiye'yi hizaya sokacaklarını zannedenler büyük bir yanlış peşindeler. Bir gün silahlarının namlularını size de doğrultacak.

'DİKTATÖR OLSAYDIM, SEN KAÇIP GİDEBİLİR MİYDİN?'

* Bir tane terörist köşe yazarı. Köşe yazarı müsvettesi. 5 sene 10 aya hükümlü oluyor, tutuksuz yargılanmak üzere özgür bırakıyor. Almanya'ya kaçıyor. Alman Cumhurbaşkanı ağırlıyor. Ne menem iştir. İngiltere'de yaptığı konuşmada Türkiye'yi açıkhava gazeteci hapishanesine benzetiyor. Peki sen nasıl kaçıp gittin? Seni hukuk hapishaneye koymuyor, serbest bırakıyor sen de kaçıp gidiyorsun. Hadi kalsaydın ya niye kaçtın? Şahsiyet meselesi bu. Yazdıran Kimse adı başlığını attı, sen kaçıp gidebilir misin ya? Sen yazdıran kimse olsaydı hangi zindanlarda olacaktın? Batı bu koynunda bunları besliyor. Bunlara yaptırdıkları konuşmalarla Türkiye değişmez, daha da güçlenecek Allah'ın izniyle.

'AVRUPA BİRLİĞİ'NİN İKİYÜZLÜLÜĞÜNE BİR ÖRNEK: PROPAGANDAYA KARŞI AVRUPA BİRLİĞİ STRATEJİK ILETIŞIM KARARI'

* Avrupa Birliği'nin ve Parlamentosu'nun ikiyüzlülüğü için örnek: Avrupa Parlamentosu 23 Kasım tarihinde, yani ülkemizle ilgili oylama öncesi karar aldı. Propagandaya karşısında Avrupa Birliği stratejik iletişim kararı. Bu karar önemli. Bu karar medya özgürlüğü açısından tam tersi saptama ve tavsiyelerle batmış. Avrupa Parlamentosu kendi çıkarları olunca ne değin kısıtlayıcı olabileceğini bu kararla ortaya koymuştur.

* Bilhassa Avrupa Birliği'yle ilişkilerimiz konusunda konuşanlara kararı okusun diyorum. Kararda korku, zor, savaşın kışkırtılması ifade özgürlüğüne girmez deniyor. Sizde olunca olmuyor, bizde olunca neden kılıf uyduruyorsunuz? Biz terör örgütleri için hukuk kullanınca ifade özgürlüğü, size dokununca ölçüleriniz değişiyor. Dezarformasyon, propaganda savaşın bir parçası, bizde olanlar ne? Bu kavramlar bizi ne güzel açıklama ediyor. Bu propagandaya karşısında geliştirilen çalışmalarda savunmacı değil, saldırgan olunması isteniyor kim diyor bunu Avrupa. Avrupa Birliği'nin gerçekliği çarptırmayı aza ülkeleri bölmeyi Rusya ile stratejik işbirliğini parçalamayı birlik değerlerini oluşturmakla aleyhinde karşıya kalmasıymış.

* Rusya'ya yönelik bu ithamlar. Biz Avrupa Birliği ülkelerinden bize karşın isabetli buluyoruz. Terörün propagandalarına karşı savunma değil, hamle konumunda bulunmasını gayet uygun buluyoruz. Bir gün önce karara imza atıyorlar, ertesi gün Türkiye'yi sert kısıtlamalardan dolayı eleştiriyor. Biz de bu kararı veren parlamentoyu ciddiye almadığımızı söyleyince morali bozuluyor beyfendilerin. Siz kendinizi ciddiye almıyorsunuz ama ben ciddiye alayım. Sonuç böyle fiyasko olur. Biz kendi yolumuzda ilerlemeye devam edeceğiz. Bu sene da Avrupa Birliği bizimle olursa keza o ayrıca biz kazanırız. Avrupa Birliği illa diğer istikamete gideceğim derse yeni yol arkadaşları bulur ya da  icabında tek başımıza yolumuza devam ederiz. Türkiye'yi mutlaka 2023 hedeflerine ulaştıracağız.

* Ayrılmış yol yaptık 18 bin kilometre. Bunu Avrupa Birliği ile mi yaptık. Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü Osmangazi Köprüsü'nü Marmaray'ı AB ile mi yaptık. Avrasya Tüneli'ni açıyoruz, Avrupa Birliği ile mi yapıyoruz? Yeni yol arkadaşları bulduk, dimdik durduk. Rabbim yar ve yardımız olsun. Ben bu duygularla bir kez daha hizmete aldığımız araçların şehrimize bahtı açık olmasını diliyorum, belediyemizi kutluyorum. Avrasya Tüneli'nin açılışı için sizlerle bir defa daha 20 Aralık'ta bir araya gelmek dileğiyle, kalın salıcakla.

Başbakan'dan AB'ye sert mesaj

BU KONU İLE İLGİLİ HABERLER
MESLEK-YAŞAM

Reklamlar canice getirdi!

IŞ-HAYAT

'ÖTV büyümeyi etkilemez'

MESLEK-HAYAT

Havada en merak edilen 10 sır

IŞ-YAŞAM

İndirimler bugün başladı!

MESLEK-YAŞAM

Son şans!

MESLEK-YAŞAM

Hangi araca kaç TL zam gelecek?