Antarktika'da Ortaya Meydana Çıkan Binlerce Mavi Renkli Garip Göl Bilim İnsanlarını Endişenlendiriyor

Bilim insanları, Doğu Antarktika bölgesindeki buz tabakalarında, garip mavi göllerin oluştuğunu ve bu durumun kendilerini endişelendirdiğini açıklama etti.

Bilim.org'dan Duygu Çaylı'nın aktardığı habere tarafından Birleşmiş Krallık’tan bir grup tahlilci, Doğu Antarktika’da yer alan Langhovde buzulundan aldıkları meteorolojik data ve uydu görüntüleriyle yaptıkları yüzlerce çözümleme sonucunda, 2000-2013 yılları arasında takriben 8.000 göl oluşumunu keşfetti.

'Sorun' olarak adlandırılmasının sebebi ne?

Böyle oluşumlar daha önce de görüldüğüne göre bu durumun ‘sorun’ olarak adlandırılmasının sebebi ne olabilir? 

Bilindiği gibi, Grönland’ın buz kütleleri hızlı bir şekilde çözülüyor; sadece 2011-2014 yılları arasında takriben 1 trilyon ton buz kütlesi kaybedildi. Incelemeler gösteriyor ama tüm bunların sebebi, işte bu göl oluşumları.

Ciddi sonuçlar doğuruyor

Bu oluşumlardan, buzul üstü göl olarak tanımlanan ve altındaki buzun üstüne çökelti yolu ile ortaya çıkanlar, tüm buz sahanlığı stabilitesi için önemli sonuçlar doğurmakta. Bu haber ile ilgili başlıca cazibeli olan kısım; araştırmacıların Doğu Antarktika’nın büyüyen sıcaklık ve okyanus derecelerinden etkilenmeyeceğini varsaymaları;  hatta böylece de odak noktalarını başlıca Antarktik Yarımada bölgesine çevirmeleri.

Antarktik Yarımada, Antarktika anakarasının en kuzeyinde yer alan bölgesi ve son yıllarda seri atmosferik ve okyanusal ısınma ibareleri göstermiş.

Doğu Antarktika buz kütlesinin çözülmesi, bir diğer taraftan son derece baskı algılanan bir durum. Araştırmacılar, buzul üstü göllerin oluşumundaki bilgi açıklığı ve gizemin; bu durumun sonuçlarını engellemedeki yeteneklerini de etkileyeceği konusunda endişeliler.

‘Doğu Antarktika uzun vakit her tarafında stabil kaldı’

Stewart Jamieson

The Washington Post’tan Chris Money’e konuşan  Durham Üniversitesi Buzulbilimcisi Stewart Jamieson; Doğu Antarktika’nın çok uzun zaman baştan başa stabil kaldığını kabul ettiklerini belirterek; çok büyük bir değişiklik olmadığını, bu bölgenin hala son derece soğuk olduğunu, sadece son zamanlarda buzulun en tepesinde, buzul üstü göllerin tespit edildiğini belirtmiş.

Bu göller fazla uzun ömürlü olmuyor; oluştuktan sonradan ya yeniden donarak, ya yüzen buzulun üstüne akarak, ya da nehirlerden taşarak bir şekilde kayboluyor. Bu son iki seçenek,  Grönland’da eskime ve buzul kütleleri ile buz sahanlığındaki seyrelme konularındaki, kendi çözülmesinin hızlandırması vakasına örnek teşkil ediyor.

Peki Doğu Antarktika’daki bütün bu metamorfoz, neden yalnızca son birkaç yılda meydana geldi?

Bunu tahminde bulunmak fazla da kuvvet olmasa gerek; yanıt alt fakat iklim değişikliği.

Araştırma ekibinin 13 yıllık çalışmalarında elde ettiği bulgulara tarafından; Güney Yarımküre’deki en yüksek sıcaklıklara 2012-2013 yazında,  37 Fazla dereceli gün ile ulaşıldı. Bir karşılaştırma yerine getirmek icabında, mesela 2007/2008 yazında, derecelerin + olduğu sadece 5 gün mevcutmuş.

İşte bu 2012/2013 yazında, Langhovde buzulu 36% daha pozitif göl oluşumu ile taşan yüzey kanalı deneyimlemiş; bi bu daha önce bu bölgede hiç görülmemiş bir koşul.

Jamieson, bu göllerin oluşumunun, hiç de şaşırtıcı olmayan bir biçimde bölgedeki hava sıcaklığı ile bağıntılı olduğunu; en yüksek göl sayısının, bütün göllerin toplam çevresinin ve hatta göllerin derinliğinin, tüm bunların en yükseğe, fakat sıcaklık en yükseğe ulaştığında vardığını belirtiyor.

‘Doğu Antarktika'nın sonunun başlangıcı olarak nitelendirmek için demin erken’

Araştırmacılar, bu durumu Doğu Antarktika’nın sonunun başlangıcı olarak nitelendirmek için henüz erken olduğunu; yani eğer herhangi bir gelişme göstermeyip bu hali ile kalırsa, endişelenecekbir durum olmadığını da açık açık belirtiyor.

Ancak Haziran 2016’nın, kayıtlar başladığından bu yana ölçümlenen en sıcak ay olduğu gerçeği de göz önünde bulundurulursa; ve bu yüksek sıcaklıklara alışmak durumunda kalırsak, çok çok daha fazla buzul üstü gölün oluşacağını beklemekte fayda var.

Jamieson, göllerin büyüklüğünün fazla fazla olmadığını; oysa sıcaklıklar bu denli yüksek seyretmeye devam ederse, göllerin sayısının ve büyüklüğünün artacağını öngörebileceklerini, ve şimdi da bu durumu incelediklerini belirterek, sözlerini noktalıyor.